Çelik-İş Sendikası, çökertme, çatı ve zoka

dogan-suslu-kose

MEDYATİK BAKIŞ

Doğan SÜSLÜ

İletişim:0 532 728 45 53

e-mail:medyatikbakis@hotmail.com

Bölgenin ve Türkiye’nin güçlü sendikası Çelik-İş Sendikası’nı, İsdemir A.Ş. de çökertme kumpası, 15 Temmuz 2013 İsdemir grevi öncesine ve sonrasına dayanıyor. Bazı güçlerin adam ayartarak, kafa karıştırarak, Çelik-İş Sendikası’nı yıkılabilecek bir kale gibi göstererek, içine Truva atı indirerek  iş birliği içine girmeleri sonucu değiştirmedi.  Birilerinin Çelik-İş Sendikasını pasif ize ederek, İsdemir A.Ş.’de yetkisiz kılma istekleri yaşama geçmedi, böyle giderse de yine  geçmeyecek…

*İskenderun’a ve bölgeye çıkartma yapanlar

Sivas Demir Çelik A.Ş.’de 16 Eylül 2013 tarihinde topluca Türk Metal Sendikası’ndan istifa edip, Çelik-İş’e toplu geçiş yapan işçiler sonrası sanırım karşı sendikayı tam manasıyla bir telaş aldı. Ve o gün başlayan telaş artarak devam ediyor. İsdemir’de huzura ve iş barışına gölge düşüren sendikanın adam adama markajı yanında, genel başkanları, genel başkan yardımcıları, genel merkez genel sekreterleri, eğitmenleri, danışmanları kısaca hemen herkes İskenderun’a, İsdemir’e ve bölgeye çıkartma yaptılar. Komşu il Osmaniye’de etkinlikler ve toplantılar yapıldı. Bölgede, Çelik-İş’i çökertebilecek, nazı, sözü geçen sevilen ve saygın insanlar devreye sokuldu. Halen de son dakika çabalarıyla aynı uğraş sürdürülüyor. Sonuç, Çelik-İş Sendikası, neredeyse üçte iki ya da dörde üç çoğunlukla dimdik ayakta, bükülmeyen çelik bileğiyle yörenin, bölgenin ve ülkenin çelik sektöründeki sendikası olmaya devam ediyor. Çelik-İş Sendikası’na zor günlerde en büyük desteği Hak-İş Konfederasyonu verirken, Çelik-İş çelik emekçisiyle, kendisine destek işçilerle yoluna yani hak arama anlamındaki sendikal mücadelesine daha bir diri, daha bir iri şekilde devam ediyor…

Devamı için tıkla

100 gün ve Belediye Başkanı Seyfi Dingil

dogan-suslu-kose

MEDYATİK BAKIŞ

Doğan SÜSLÜ

İletişim:0 532 728 45 53

e-mail:medyatikbakis@hotmail.com

Allah selamet versin Süleyman Demirel eski başbakan ve Cumhurbaşkanlarımızdandır. Vaktiyle “Bir bilen” olarak da anılan Demirel, yeni bir hükümet kurduğunda kamuoyundan, ana muhalefet ile muhalefetten hep 100 gün süre isterdi ve derdi ki “Bizi eleştirecekseniz, bir 100 gün ilk icraatları mızı  bekleyin bakalım…” Ben de Sayın Demirel’in o ilk 100 günü gibi çiçeği burnunda Belediye Başkanı Seyfi Dingil’i 30 mart 2014 yerel seçimlerinin üzerinden 100 gün geçince yazmak istedim ama olmadı…

*Başkanlık Makamı değil sanki Has Turizm Yazıhanesi!

Seyfi başkanın bugün İskenderun Belediyesi’ndeki 85. Günü. Bu süre zarfında tam üç kez belediyeye gittim ve özellikle Başbakanlık Makamını gördüm. İnanın Başkanlık Makamı Has Turizm yazıhanesi gibi oldukça hareketli. Sekreter Lale Hanımın odasına girip çıkanın haddi hesabı yok… O ortamda Lale Hanım nasıl sakin çalışsın ve nasıl bağladığı telefonları, deşifre etmesin?…  Yine Başkan Seyfi Dingil’i korumakla görevli devletin polisi, Seyfi Başkanı kötü niyetlilerden nasıl yeterince korusun?…

*Başkanın büyük düşünmesi yetmez

Büyük ihtimalle Başkan Seyfi Dingil’in dışardaki curcunadan, karmaşadan haberi yok. O büyük projeler için kapandığı odasında çalışmaya çalışırken, İskenderun-Ankara arası mekik dokurken, makam önünde, sekreterlik makamında nasıl bir hareketlilik olduğunu bilmiyor, bilemiyor. Kısaca Seyfi başkan büyük düşünüyor ama etrafında onun hızına, onun düşüncelerine ayak uydurabilecekler ya aşırı izdihamdan ya da sıranın kendilerine gelmemesinden dolayı ona yeterince yararlı olamıyorlar.

Devamı için tıkla

Otobüs yolcuları

dogan-suslu-kose

MEDYATİK BAKIŞ

Doğan SÜSLÜ

İletişim:0 532 728 45 53

e-mail:medyatikbakis@hotmail.com

Antalya –Hatay seferini yapacak olan otobüs perona yanaştı ve yolcular birer ikişer otobüse binmeye başladılar. Hareket saati gelince otobüs Hatay’a doğru yola çıktı. Antalya çıkışı Kaptan Yardımcısı Kemal, tekerlekli küçük servis sehpasıyla ikramlara başladı. Otobüs içindeki ilk kaynaşma bu ikramlar sırasında oluştu. Güler yüzlü Kaptan Yardımcısı Kemal, pozitif enerjisi ve dozunda yaptığı esprilerle bir anda otobüsün en çok sempati duyulan ismi oldu. Gömlek cebi üzerine takılı olan firma kişi tanıtım kartından da adı net bir biçimde okunan Kaptan Yardımcısı, kimi yolcularca ‘Kemal bey” kimi yolcular tarafından ise sadece “Kemal “olarak çağrılır oldu.

*Tüm sorunlar ele alındı

Bir birini tanımayan pek çok yolcu gerek yan yana oturduğu gerekse de hemen arkasında ki diğer taraftaki yolcularla bir şekilde iletişim kurdu. Seslerini çok yükseltmeden sohbeti ilerlettiler. Karayollarının yetersizliği, trafik kazaları, trafik cezaları, kimi dinlenme tesislerindeki fahiş yiyecek ve içerecek fiyatları bir çırpıda ayaküstü değil koltuk üstü ele alındı. Günün hükümeti hem övüldü hem de bazı eksikleri sıralandı. Arada fanatik tartışmalar olsa da sağ duyu hakim oldu ve Milli Değerler ortak nokta olarak hem savunuldu hem de ifade edildi.

*Kemal’i kutlamaya başladılar…

Otobüs yolcuları, üçüncü molasında adeta bir birini tanıyan tur yolcuları gibi olmuştu. Samimiyet ilerlemiş, yol yorgunluğu ikinci planda kalmıştı. Mola sırasında Kaptan Yardımcısı Kemal’in çalan cep telefonuna cevap vermesinin ardından oldukça sevinmesi yolcuların dikkatini çekti. Meğer Kemal’in ilk çocuğu dünyaya gelmiş ve nur topu gibi bir oğlu olmuş. Otobüs yolcuları bir anda çiçeği burnunda baba olan Kemal’i kutlamaya başladılar…

Devamı için tıkla

Suriye plakalı araçlar, Suriyeli sürücüler ve IŞİD

dogan-suslu-kose

MEDYATİK BAKIŞ

Doğan SÜSLÜ

İletişim:0 532 728 45 53

e-mail:medyatikbakis@hotmail.com

Ortadoğu kaynıyor. Hükümetin yanlış dış politikası tehlikeyi kapımıza kadar getirdi. Karpuz kabuğu hikâyesi olmasın. Yani birilerinin aklına bazı şeyleri getirmeyelim ama diğer yandan da uyarmak ve yazmak bizlerin görevi. Biliyorsunuz özellikle İskenderun, Hatay ve Suriye’ye komşu olan illerde neredeyse her 20 otomobilden, araçtan biri Suriye plakalı. Suriye plakalı otomobiller ve onun sürücüleri genelde trafik kurallarına uymuyor, kırmızı ışıkta durmayıp, hız sınırını çoğunlukla aşıyorlar. Trafik ekipleri Türk sürücülere uygulama yaparken, Suriyeli sürücüler genelde bu uygulamalardan da muaf tutuluyor, kazara uygulama kapsamına alınırsa bile  “Ben de ne ehliyet, ne ruhsat ne araç sigorta poliçesi yok. Hepsi Suriye’de kaldı. Biz canımızı zor kurtardık” diye savunma yapabiliyorlar.  Şimdi düşünün. Türk istihbarat birimlerinin eylem için Türkiye’ye sızdığını açıkladığı bir yada birkaç IŞİD militanı, uyduruk bir teneke Suriye plakasını alıp bir otomobile taksa ve söz konusu otomobille yol alıp, hedefledikleri yerde eylem yapsalar ya da Suriye plakalı otomobili, terör eylemi anlamında patlatsalar ne olur halimiz?…

*Suriyeli sürücü çarpıp kaçarsa…

Türk sürücüler şikâyetçi. Şehir içinde cirit atan bu Suriye plakalı araçlar bir yayaya, bisiklet ya da motosiklet sürücüne çarpıp kaçarsa, Suriye plakalı araç nasıl yakalanacaktır? Yine zincirleme büyük bir trafik kazasına karışan sonra da ortadan yok olan Suriye plakalı aracın plakası nasıl alınacaktır? Kardeşlik, tolerans, idare ve muafiyet bir yere kadar olmalıdır. Aksi kesin olarak bizlere zarar verir hale gelmiştir.

*Çalıntı otomobiller konusu

Olayın diğer boyutu çalıntı otomobiller konusudur. İddialara göre otomobil hırsızları çaldıkları otomobillere yine çakma bir Suriye plakası takıp otomobili Suriye sınırına götürüyor ve kevgire dönmüş sınırdan bir şekilde otomobili Suriye’ye geçirmeyi başarıyorlar.  Sonrasında o otomobil parçalanarak mı, yoksa bir başka komşu ülkede bütünüyle mi satılıyor, kesin olarak araştırmaya değer bir konu olarak önümüzde duruyor…

Devamı için tıkla

Türk Bayrağı’na el uzatan bölücü hain ve vur emri…

dogan-suslu-kose

MEDYATİK BAKIŞ

Doğan SÜSLÜ

İletişim:0 532 728 45 53

e-mail:medyatikbakis@hotmail.com

Diyarbakır 2. Hava Kuvvet Komutanlığı  içindeki bayrak direğinden, Türk bayrağının bir çapulcu tarafından indirilmesinin yankıları ülke genelinde sürüyor. Siz bakmayın Başbakan Erdoğan’ın ‘İndiren, indirilir” dediğine. Halkın tepkisini azaltmak adına böyesli bir söylem içinde olan Başbakan Erdoğan diğer yandan da “Barış Süreci” yara almasın mantığıyla gerek askerimize, gerekse de polisimize ve top yekûn güvenlik güçlerimize ‘bölücü eylemcilere karşı toleranslı olun’ yönünde bir genelge ya da sözlü telkin içinde olduğunu sanırım bilmeyenimiz yok.

*Kusura bakma Başbakan, yemezler bu söylemi

Sen Başbakan olarak hem askeri hem polisi hem de diğer güvenlik güçlerini yetkili yetkisiz, aktifken pasif, hareketliyken sabit, keskin nişancıyken hedefi tutturamayan, şahin iken Barış Güvercin’i yapacaksın sonra da ‘Bayrağı indireni indiremiyorsan, sorumlusun’ diyeceksin. Hiç kusura bakma Sayın Erdoğan yemezler bu söylemini…

*Bayrağa el uzatan anında vurulsun!

Sanırım Diyarbakır’daki bayrak krizi bizler için acı ve onur kırıcı bir ders oldu. Bundan böyle böylesi eylemlere cüret edenler anında vurulmalıdır. Bölücü örgüt  sempatizanını  ya da örgütün bizzat elemanını direk üstünde ille de kafasında vurmak şart değil ki. Elin uğursuzunu direk üstünde ayağından vur ve kıç üstü yere çakılmasını sağla. Sağla ki ibreti alem olsun, bir daha o direğe çıkacak adam da popo olsun!…

Devamı için tıkla

Uzman Dr. Ender Çolakoğlu, siyaset ve CHP

dogan-suslu-kose

MEDYATİK BAKIŞ

Doğan SÜSLÜ

İletişim:0 532 728 45 53

e-mail:medyatikbakis@hotmail.com

Uzman Dr. Ender Çolakoğlu, yaklaşık 27 yıllık hekim. Bu süre zarfında binlerce hastaya şifa dağıttı, gerek kendi branşında gerekse de idareci olarak pek çok yararlı hizmetin mimarı oldu. Yörede, bölgede tanınan, sevilen ve saygı duyulan bir portre olan Uzman Dr. Ender Çolakoğlu’nun adı son aylarda siyaset için anılır oldu. İskenderun ve Hatay ili genelinde yaşayan pek çok kanaat önderi de Dr. Çolakoğlu’na sevgi ve sempati ile yaklaşıyorlar. Hal böyle olunca önümüzdeki yıl yapılacak genel seçimlerde Dr. Ender Çolakoğlu Hatay Milletvekili aday adayı ya da adayı olarak düşünülüyor…

*Saygılı yaklaşımı ve beyefendiliği

Dr. Çolakoğlu’nu pek çoğunuz gibi ben de yıllardır tanırım. Güler yüzlü ve saygılı yaklaşımı, sohbeti, dostluğu her daim benden takdir toplamış ve olur almıştır. Bölgemin ve yöremin insanını pek tanımayan, Hatay ve havalisinin sorunlarını yeterince bilmeyen, Hatay yaşayanına pozitif enerji veremeyecek bir milletvekili adayı yerine şahsen ben yöremin bildik ve tanıdık ismi Dr. Çolakoğlu’nu tercih ederim…

*Adı CHP ile anılıyor

Sevilen kimlik Uzman Dr. Ender Çolakoğlu’nun adı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile birlikte anılıyor. CHP önümüzdeki yıl yapılacak genel seçimlerde başarıyı yakalamak ve Hatay’ı yeniden CHP’nin kalesi yapmak istiyorsa, Dr. Çolakoğlu gibi genç, dinamik, sevilen ve Hatay’a uzun yıllar hizmet edebilecek milletvekili aday adaylarını ya da kesin adaylarını tercih etmelidir.

Devamı için tıkla

Beyaz toplar, siyah toplar…

dogan-suslu-kose

MEDYATİK BAKIŞ

Doğan SÜSLÜ

İletişim:0 532 728 45 53

e-mail:medyatikbakis@hotmail.com

Yaygın medyanın köşe yazarlarından Vatan Gazetesi köşe yazarı Reha Muhtar, 12 Nisan 2014’de “Neden her istediğimiz olmaz?.. “ başlıklı güzel bir köşe yazısı yazmıştı. Söz konusu yazıyı toplumdaki karamsarlığı, umutsuzluğu gidermek adına yeniden paylaşmak istiyorum. Sayın Muhtar’ın hoşgörüsüne sığınarak yazıya bazı ara başlıklar ilave edeceğim. İşte Sayın Muhtar’ın köşe yazısı

*Neden her istediğimiz olmaz?..

Bana hep sorulan, “İstediğimiz şeylerin gerçekleşeceğini söylüyorsunuz ama bir türlü gerçekleşmiyor… Bu secret denilen şey palavra değil mi?..” sorusuna Kuantum’un Gücü kitabında Serpil Ciritçi güzel bir cevap veriyor…

Bu Cumartesi günü keyifle okumanız için…

***

Neyi düşünüyorsak o maddeye dönüşebilir…

Temelde odaklanamadığımız, dikkatimizi uzun süre bir düşünce üzerinde tutamadığımız yerlerde, her istediğimiz olmaz…

Diğer yandan düşüncelerimizi ne kadar ‘saf’ biçimde atabiliyoruz acaba?..

Bizim en çok istediklerimiz aynı zamanda ‘ya olmazsa’ diye en çok korktuklarımız değil mi?..

Devamı için tıkla

Suriyeli sığınmacıların ticareti kendi esnafımızı zora sokuyor

dogan-suslu-kose

MEDYATİK BAKIŞ

Doğan SÜSLÜ

İletişim:0 532 728 45 53

e-mail:medyatikbakis@hotmail.com

AFAD’ın 2013 yılı açıklamasına göre, Suriye’deki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye gelen Suriyeli sığınmacıların sayısı 600 bini geçti. 200 bin Suriyeli sığınmacı oluşturulan 21 kampta barınırken, geri kalan 400 bin kişi ise farklı kentlerde kiraladıkları evlerde yaşamlarını sürdürüyor.  AFAD’ın verdiği sayılar 2014 yılı itibariyle muhtemelen biraz daha artmıştır.

*Suriyeli sığınmacılar kayıtsız ticaret yapıyor

Bugünkü asıl konumuza gelirsek. Suriye Savaşı, öncelikle Hatay ekonomisine, sonra Suriye’ye komşu olan diğer illeri ve en sonra da Türkiye ekonomisini oldukça olumsuz etkilemiştir.  Şimdilerde ise Suriyeli sığınmacıların bulundukları kentlerde vergi ve mahalli idareler açısından kayıtsız ticaret yapmalarına tanık olmaktayız. Suriyeli sığınmacıların Türkiye genelinde sığındıkları hemen her şehirde imkan dahilinde ticaretle uğraştıklarını artık bilmeyen yok. Diğer kentler bir kenarda dursun. Biz şimdi öncelikle İskenderun’a, merkez ilçe Antakya’ya ve Hatay’ın geneline bakalım…

*Bölge ve ülke esnafı tepkilidir

İskenderun, Antakya ve Hatay ili genelinde sığınmacı Suriyelilerin, küçük bakkaliye türü dükkânlar, marketler, Suriye ekmeği yapan unlu mamuller, tatlıcı dükkanları, döner ve tost salonları açtıklarını gözlemekteyiz. Vergisini ödeyen, yerel yönetimlerin, zabıtanın,  İl ve ilçe sağlık müdürlüğü ekipleri, beraberinde ise vergi dairelerinin denetiminde olan bölge ya da Türkiye esnafı, Suriyeli sığınmacıların haksız rekabeti karşısında çaresiz, şaşkın ve tepkilidir…

Devamı için tıkla

Soma, Soma, Soma…

dogan-suslu-kose

MEDYATİK BAKIŞ

Doğan SÜSLÜ

İletişim:0 532 728 45 53

e-mail:medyatikbakis@hotmail.com

Gazetecinin, köşe yazarının bir görevi de duyarlı olmak, uyarmak, eleştirmek ve bazı hayati konuları gündemde tutmaktır. 13 Mayıs 2014 tarihi itibariyle İskenderun dışında olduğum için konuyu sıcağı sıcağına yazamadım.  13 Mayıs 2014 tarihinde vuku bulan Soma faciasının ardından 301 madencimizi kaybettik. Vefat eden madencilerin geride bıraktıkları yetim sayısı kimilerine göre 432 kimilerine göre daha fazla. Faciadan sonra herkesin dersini alıp ezber etmesi ve yeni faciaların yaşanmaması adına tekrar tekrar düşünmesi ve ilave tedbirler gerekiyor ama sanki çok şey değişmemiş gibi görünüyor. Örnek mi? Bakın iki üç gündür yaygın yazılı basında yer alan haberden de anlaşılacağı üzere faciadan pek ders çıkartılmamış görünüyor.  Peki söz konusu haber ne diyor? Gelin hep birlikte okuyalım…

*Ölüm Madenine 100 yeni işçi aranıyor

Soma Kömür İşletmeleri’nin 301 madenciye mezar olan madene 100 yeni işçi alınması için Türkiye İş Kurumu’na başvurduğu ortaya çıktı. Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR) resmi internet sitesinde 00002055756 talep numarası ile yer alan ilanda, işe alınacak işçilerin “pratikten” yetiştirilecekleri belirtildi. Yalnızca erkek adayların başvurabileceği ilanda alt yaş sınırının 18 olduğu belirtiliyor. Diğer dikkat çekici unsur ise ilan için başvuracak adayların “ilköğretim ve üzeri” eğitime sahip olmalarının yeterli olacağı bilgisine de yer veriliyor.
Askerlik durumunun önem taşımadığının belirtildiği ilanda, adayların, Akhisar, Bergama, Dursunbey, İvrindi, Kınık, Kırkağaç, Savaştepe ve Soma ilçelerinden birinde ikamet ediyor olmaları da istenen Soma Kömür İşletmeleri A.Ş unvanı ile verilen ilanda son başvuru tarihi 29 Mayıs 2014 olarak belirtiliyor.

Gördünüz işte. Ölüm madenine yeni kurbanlar aranıyor ve vasıfsız elemanların eğitim bile almadan madene indirilecekleri anlaşılıyor.

Devamı için tıkla

OKURLARA DUYURU…

dogan-suslu-kose

MEDYATİK BAKIŞ

Doğan SÜSLÜ

İletişim:0 532 728 45 53

e-mail:medyatikbakis@hotmail.com

 

Sevgili okurlarım. Bugünden itibaren  (13 Mayıs 2014) bir hafta ya da 10 gün kadar İskenderun dışında olacağımdan köşe yazılarıma bir süre ara vermek zorundayım.
 
İzin dönüşü, Allah kısmet ederse  köşe yazılarım kaldığı yerden tüm hızıyla devam edecektir…
 
Konuyu bilgilerinize sunuyor, tüm okurlarıma selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.  Hoşça kalın…

                                                                                                          Doğan SÜSLÜ