Doğan SÜSLÜ
e-mail:medyatikbakis@hotmail.
Hatay’ın deprem sonrası en büyük ihtiyaçlarından biri yalnızca binaların yeniden yapılması değil vicdanın da yeniden ayağa kaldırılmasıdır. Çünkü bir şehri şehir yapan sadece yolları, köprüleri, meydanları olmaz. O şehirde yaşayan insanların merhameti, dayanışması ve canlılara gösterdiği şefkat da bir göstergedir. İşte bu nedenle Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin yıllardır İskenderun’da hizmet veren Kedi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi hakkında ortaya atılan “Belen’e taşınacak” iddiaları kamuoyunda ciddi bir endişe yaratmıştır.
İskenderun’daki bu merkez sıradan bir hayvan bakım alanı değildir. Özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından enkaz altından sağ çıkarılan yüzlerce kedinin hayata tutunduğu, tedavi edildiği, yeniden yaşama döndürüldüğü çok önemli bir vicdan merkezidir. Deprem günlerinde insanların çığlıkları arasında unutulmayan o can dostlarımız için bu merkez adeta bir umut kapısı olmuştur. Günlerce enkaz altında kalan, yaralanan, korku içinde yaşayan kediler burada şefkat görmüş, tedavi edilmiş ve yeniden güven duygusunu hissetmiştir.
Bugün böylesine önemli bir merkezin taşınmasının gündeme gelmesi, doğal olarak hayvan severleri ve vicdan sahibi herkesi kaygılandırmaktadır. Hele ki merkezin Belen ilçesine taşınacağı yönündeki iddialar çok daha büyük soru işaretleri doğurmaktadır.
*Belen, kışın çok soğuk olur…
Çünkü Belen’in coğrafi ve iklimsel şartları herkesin bildiği bir gerçektir. Deniz seviyesinden oldukça yüksekte bulunan Belen, özellikle kış aylarında sert hava koşullarına sahiptir. Soğuk, rüzgâr ve nem oranı bakımından İskenderun’dan çok farklı bir yapıya sahiptir. Kediler ise son derece hassas canlılardır. Özellikle travma yaşamış, tedavi gören, yaşlı veya yavru kediler için sert iklim koşulları ciddi risk oluşturur. Soğuk hava; hastalıkları artırır, bağışıklığı düşürür ve ölüm riskini yükseltir…
Bugün sokakta yaşayan bir kedinin bile soğuk havalarda araç motorlarına sığınarak hayatta kalmaya çalıştığı düşünülürse, rehabilitasyon sürecindeki kedilerin daha korunaklı ve ılıman alanlara ihtiyaç duyduğu açıktır. Bu nedenle Belen gibi rakımı yüksek ve kış şartları ağır bir bölge, böyle bir merkez için doğru tercih olmayacaktır.
Ayrıca mevcut merkezin İskenderun’daki konumu hem vatandaşlar hem gönüllüler açısından oldukça ulaşılabilir bir noktadadır. Hayvanseverler rahatça gidip gelebilmekte, mama ve bakım desteği sağlayabilmekte, sahiplendirme süreçlerine katkı sunabilmektedir.
Olası bir taşınma durumunda gönüllü desteğinin azalması da kaçınılmaz hale gelebilir. Oysa bu merkezlerin en büyük gücü sadece belediye imkânları değil, toplumun vicdan sahibi insanlarının desteğidir.
*Başkan Öntürk merhametlidir…
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk ve ilgili birimlerin bu konudaki hassasiyeti mutlaka dikkate alacağına inanıyoruz. Çünkü mesele yalnızca bir bina taşımak değildir. Mesele; depremde bile unutulmayan canların yaşam hakkını korumaktır. Bu merkez bulunduğu yerde kalmalı, daha da güçlendirilmeli ve kapasitesi artırılmalıdır.
Bugün gelişmiş toplumların en önemli ortak özelliklerinden biri, hayvanlara gösterdikleri merhamettir. Bir şehrin medeniyeti; çocuklara, yaşlılara ve sokak hayvanlarına nasıl davrandığıyla ölçülür.
Kediler konuşamaz. Kendilerini savunamaz. Karar mekanizmalarına seslerini duyuramazlar. Bu nedenle onların sesi olmak insanlığın görevidir.
Unutulmamalıdır ki merhamet sadece insanlara gösterildiğinde anlam kazanmaz. Dilsiz ve masum bir canın yaşam hakkını korumak da büyük bir erdemdir. İnancımız da kültürümüz de bize bunu öğretmektedir. Bir kaba su koymanın bile sevap sayıldığı bir medeniyetin çocukları olarak, sokak hayvanlarının yaşam alanlarını korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.
İskenderun Kedi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi yerinde kalmalıdır. Çünkü bazı yerler sadece bir bina olmaz aynı zamanda umut, şefkat ve vicdanın adresi olurlar…



